Yitip Giden Üniversite Gençliğimiz!

03 Ekim 2017 Salı, 10:16

Memleketin en kıymetli hazinesi konumunda olması gereken üniversite gençliğimiz ne durumdadır? Öğrencilerimiz bu milletin göz bebeğidir. Bu günümüz ve yarınlarımız onların gayretiyle şekillenecek, onların varlığıyla vücut bulacak, onların yapacağı atılım ve açılımlarla büyük hedefleri gerçekleştirecektir.

Olması gereken budur fakat pratikte olan nedir? Aksaray’da sosyal ve kültürel anlamda üniversitelilerin şehrimize katkısı nedir? “Üniversite öğrencileri” denilince aklımıza gelenler veya aklımızdan gidenler nelerdir?

Öğrenciyle birlikte akla gelen, öğrencilere hitap eden sektörler ve kafeteryaların haricinde ne var? Kapitalist sistemin bilinçaltında oluşturduğu çıkarcı düşünce haricinde beklenen bir etkinlik alanı var mıdır?

Her anlamda hızla tükeniyoruz, bunun aksini düşünenler hayali pembe tablolar çizseler de içinde bulunduğumuz hakikat sonucu değiştirmiyor. Aksaray Üniversitesinde 30.000 öğrencinin olduğu biliniyor, bu sayının bir kısmı ilçelerde bulunan yüksekokullarda bulunuyor. Sayı olarak var fakat sadece sayı ve para olarak var. İstatistik bilgi haricinde pek bir anlamı olmuyor, çünkü öğrencilerin amacı yok. Sanaldan ibaret on binlerin görüntüsü hoş fakat getirisi boş oluyor.

Devam eden bu niteliksiz hareketlilik ömrü uzatıyormuş gibi görünebilir, oyalıyor olabilir fakat gerçekçi yaklaşımlar karşısında seraptan ibaret bir yanılsamayla sonuç hüsran olur. Üniversitelerimizde nitelikli öğrenci çıkmıyor, aileler öğrencileri memleketlerinden gönderirken “git oku ve kendini kurtar” diyerek gönderiyor. Bu korkunç manzara tükenmişliğin son noktasıdır. Ebeveynler çocuklarını okumaya gönderirken onlara bir düşünce sorumluluğu yüklemiyor, bir ideal yüklemiyor tam aksine çocuklarını her türlü toplumsal sorumluluktan kaçırabildikleri kadar kaçırmaya, uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bencil ve narsist bir nesli kendi ellerimizle yetiştiriyoruz.

Okullarımız her yıl yüzlerce binlerce mezun veriyor fakat sadece damgalı imzalı bir matbu evrakı ellerine tutuşturmaktan başka bir şey veremiyor. Söz konusu manzara bu olunca şehrin kalitesine, halkın seviyesine değer katması boş bir umut oluyor.

Cemaatler, camialar, derneklerin gözetiminde ve denetiminde olan öğrenci kesiminin durumu da çok farklı değil(istisnalar kaideyi bozmaz).  Asıl zihinsel katliamının bir numaralı mağdurları onlardır! Öğrencilere özgür ortamlar sağlamak için var olan yapılar tam tersine ellerinde bulunan barınma ve diğer imkanları öğrencilere karşı şantaj aracı olarak kullanıyorlar. Dışarıda kalan öğrenci kesimleri zaten piyasaya göre savrulurken içeride olan kesimler de dayatmaya maruz kalmaktadır.

Devrimci kişilikler ve özgür bireyler yetiştiremiyoruz. Fazlasıyla muhafazakârız, gereksiz muhafazakârlık köle zihniyetli, özgüven yoksunu yığınlardan başka hiçbir özgün kişilik yetiştiremez. Her türlü yeniliğe kapalı, kendi çevresiyle büyülenen, ömür boyu açılmayacak özel şifrelerle şifrelenmiş kapalı kutular.

Öğrenciler, “geleceğimize yön verecek şekilde değil, gelecekte daha itaatkâr birer taraftar” olmaları yeterli görülüyor. Bunun adına da sadakat deniliyor.

Taraftarların kamuda yer edinebilmeleri adına devrimci, özgürlükçü kişilikler yok ediliyor. Bürokrasiyi de camiayı da rahatsız etmeyecek, ikisini bir arada götürebilecek pasifliğe eğilimli profiller yetiştiriliyor.

Hiçbir camia kendi yetiştirdiği gençliğe güvenmiyor, sürekli itaat ve sadakat istiyor. Torna tesfiye yöntemleriyle gençlik sürekli yontuluyor, sonunda hiçbir kalıbı, duruşu, niteliği olmayan sadece “iyi niyetli” milyonlar meydana geliyor. Sadece taraftar çoğaltılıyor, özgürlükçü düşünceye sahip kişilikler en yakın zamanda tasfiye ediliyor diskalifiye ediliyor.

Bu gerçekleri görmeye başladığımız zaman ümit var olabiliriz. Her gün yaşadığımız, içinde bulunduğumuz bu hakikati kabullendiğimiz zaman ümit var olabiliriz. “Biz zaten doğru metodu uyguluyoruz” diyerek sorumluluktan firar eylediğimiz sürece hiçbir şey iyi olmayacak, düzelmeyecek, yoluna girmeyecektir.

Mustafa Bilgiç

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.