01 Ocak 2020 Çarşamba, 12:51
Mustafa Bilgiç
Mustafa Bilgiç huseyni2006@hotmail.com Tüm Yazılar

Yeni Yıl Yeni Eylem Demektir!

2019 geldi geçti bir an gibi. Kötü bir an, karamsar bir an. 2019 bir fetret, belirsizlik, amaçsızlık, umutsuz bekleyiş yılı gibiydi. Kimse bir şey yapamadı, katamadı korkunç bir gerileyişim hali yaşandı. Kazanımlarımızı derin dondurucuya attığımız uğursuz bir yıl oldu. 2019 yılı yitik bir yıl oldu ömrümüzden. Derde derman bir eylem gerçekleştiremedik, virane halimizi onaracak bir […]

2019 geldi geçti bir an gibi. Kötü bir an, karamsar bir an. 2019 bir fetret, belirsizlik, amaçsızlık, umutsuz bekleyiş yılı gibiydi. Kimse bir şey yapamadı, katamadı korkunç bir gerileyişim hali yaşandı. Kazanımlarımızı derin dondurucuya attığımız uğursuz bir yıl oldu.

2019 yılı yitik bir yıl oldu ömrümüzden. Derde derman bir eylem gerçekleştiremedik, virane halimizi onaracak bir söz bile söyleyemedik. Söyleyecek sözümüz bile yoktu! Tükenmişlik, korkunç bir metal yorgunluğu! Hep adi adım başıboş gezinmelerle geçti zaman, marşsız geçen koca bir yıl oldu!

Yitirdik koca çınarları ve bir gözyaşını dahi esirgedik yüreğimizden. Büyük katliamlar ve göçler yaşandı, şehirlerimiz yağmalandı, yıkıldı, yakıldı talan edildi. Suriye, Doğu Türkistan, Afganistan, Irak, Yemen, Libya ve Yeni Zelanda’da insanlık katledildi, ne canlar yitirdik. Kıyıya vuran cesetler ve alabora olan teknelerde insanlık yerin dibine girdi!

“Akdeniz akşamları bir başka oluyor” zihinlere kazıdıkları bu kahpe sözlerin ardında yaşadık Akdeniz’in can yakan gerçeğini! Cesetler gömülürken bir bir derin sulara, basit kaygılarımızla geldi geçti 365 gün daha! Ne Aylan’ları yitirdik, ne canlar gitti be dostlar, bir cana karşılık bir damla gözyaşı bile akmadı gözlerden! Keşke “kördü gözlerimiz, göremedik” diyebilseydik. Yıl 2019, kıyıya balıklar değil, bebekler ve cesetler vuruyordu ve kahreden bu manzaraya hepimiz şahitlik ettik! Hesap vakti! Vicdan vakti! Heyhat heyhat… “Heyhat! Size va’ad edilen şey (ahiret ve cennet) ne kadar uzak bir ihtimal!” (Mü’minûn:36)

Muhammed Mursi’yi yitirdik, dağ gibi yüreğiyle “Kur’an Anayasamızdır! Rasulullah Önderimizdir! Cihad Yolumuzdur! En büyük Arzumuz Şehadettir!” dedi ve gitti.  Ardından fidan gibi yiğit oğlu Abdullah Mursi, babasının yolundan şehadete yürüdü. Yüreklerimiz kor oldu.

Değerli siyasetçi/yazar Mehmet Yavuz’u hakka uğurladık. Halkın uyanışı için büyük gayretler sarf etmiş, görülmeyen, duyulmayan, unutulmaya terkedilmiş mazlum mustazafların sesi olmuş, şehir şehir dolaşarak kendisini davasına vakfeden samimi Müslüman.

Devrim adamı şair, yazar Nuri Pakdil’i yitirdik. Tarihe Kudüs’ü bir dava, bir sevda olarak damgalayan şair. Dileği, duası, sözü, sevdası, aşkı Kudüs olan devasa bir yürek Nuri Pakdil.

Şimdi bu muhteşemlerden, bu münevverlerden boşalan yerleri yeniden doldurmamız gerekiyor, bu teklif bize ne kadar cazip geliyor, bilmiyorum. Boşalan koltuklardan değil, boşalan siperlerden bahsediyoruz. Çılgınca akına karşı zamanını, kariyerini, varını yoğunu canını siper etmek gibi…

Kan kaybından daha öldürücü olan bilinç kaybı, şuur kaybı yaşamaktayız.

Yeni yıl yenilenmemizi gerektiriyor. Yeni düşünceler, yeni ufuklar, yeni hareketler, yeni heyecanlar ve projeler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Eski hal ile devam eden döngüyle yılımızı yenilemiş olamayız. Hayatımıza yinelenen kısır döngü ve yorgunluklarla değil yenilenen bir ruhla coşku katmalıyız.

Şimdi yeni eylem planları yapmak zorundayız. Sahibi olduğumuz tarih bilinci bunu kaçınılmaz kılmaktadır.

Yeni eylemlerle var olacağız, bu düşünceyle ancak yeni yıla girmiş olabiliriz. Eski hal izmihlaldir, yeni yıl için yeniden eylem demeliyiz.

Mustafa BİLGİÇ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir