Yeni Bir Heyecan Gerek Bize!

13 Kasım 2019 Çarşamba, 13:41

“Halk içinde muteber bir nesne yok sıhhat gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”

Bir nefes,

Bir heyecan,

Halkımızın yüce idealleri yok olmaya yüz tuttu. Kuruyan gölde yaşam savaşı veren balıklar gibiyiz. Çırpınıyoruz ve birazdan öleceğiz! Kimin umurunda ki?

Öncelikle şunu belirtelim ki kendisine umut bağlanan adamlar kendilerinden beklenen devrimleri gerçekleştiremediler. Bu hal, hayal kırıklıklarının başlangıcı olarak görülebilir.

Sonradan gelen nesil! Sonradan gören nesil!

Sonra okuyan çocukların neredeyse tamamı sadece kendilerine okudular. Biraz halkın canına okur gibi oldu. Kopya filan çekenler, adamını bulanlar bir yerlere gelinceye kadar kendilerinde pek bir şey kalmadı. Öz gitti su kaldı, bundan dolayı işin suyu çıktı.

Şimdi bunların hepsini bir araya toplasanız bir marş bile söyleyemezler! En fazla durum değerlendirmesi yaparlar. Bu durum da kendilerini değerli kılmıyor zaten. Testiler boşalmış, içi hava, dışı hava. “Hava cıva” dedikleri buydu sanırım.

Bugün için kavgayı bırakıp kaymağa alışmış kesimlerin söyleyebilecekleri tek şey “beraber yürüdük biz bu yollarda” hepsi bu kadar. Kazara geçmişte beraber yürümüşüz peki sonrası? Asıl şimdi ne olacak? Bugüne bakalım, halkımız bugünlere sahip olalım diye getirmedi mi bizi buralara? Biz ne yaptık? İlk fırsatta halkı aşağılarda bırakıp yukarılara diktik gözlerimizi ve öylece kaldık!

Bundan 30, 40 yıl önce Avrupa’ya ve diğer yabancı ülkelere gidenler aslında büyük kazanımlarla Türkiye’ye döndüler. Bol kazançlarla katkıda bulundular. Köyden kalkıp giden fakir, garip insanlarımız Avrupa’da cemiyetler kurdular, sadece para değil ideal sahibi olarak döndüler.

Şu ruhu bir düşünün derim, “adam sen Almanya’dan kalk Türkiye’ye gel, geceni gündüze kat, seçim çalışmalarına paranla, arabanla, kişisel çabanla fedakârlıklar yap, seçim günü de oyunu kullan, git. Bu nasıl bir idealdir, nasıl bir ruhtur, nasıl bir coşkunluktur… Kimilerinin okuma yazması yok denecek seviyedeydi fakat büyük idealleri vardı.”

Şimdi geldiğimiz noktada birçok şeye sahip olduk ama ciddiyetimiz kalmadı, kalabalık yığınlar oluverdik. İyi bakımlı, iyi giyimli keresteler gibiyiz, uzaktan bakınca hoşuna gidiyor insanın.

Bir nefes almak istiyoruz!

Bir heyecan!

Ama bugün.

Bizim kavgamızı, bizim davamızı, bizim sevdamızı kuşanacak olan bir nefes. Tüm insanlığın kurtuluşu için küresel intifada. Devrimci bir solukla kardeşlik için atılacak güçlü adımlar. Samimiyetle el ele verecek, ellerimizi gönülden tutacak. Yüce bir ideal için birçok şeyi gözden çıkarabilecek bir heyecan. Cihanda bundan daha muteber bir mevki yoktur güzel kardeşim. Yola çıkarken tek bir soru soracağız, “varoluş amacımız nedir?”

Mustafa BİLGİÇ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.