Yağmurlar Yağmadan

04 Aralık 2019 Çarşamba, 10:59

İnsanın değişimi, toplumun değişimi, doğanın değişimi. Sürekli devam eden, devam etmek zorunda olan bir değişim âleminde yaşamaktayız. Eski insanların yok olup gidişi gibi, toplumun değişimi gibi doğanın değişimine de şahitlik etmekteyiz.

Nerde o eski insanlar, nerde o eski hayat, nerde o eski havalar, nerde, nerde…

Gitti, bitti, artık olmayacak. Şimdi sen varsın, bu toplum ve bu mevsim var. Önünde seller sular gibi durmadan akan kalabalık insanlık var. Her şey fazlasıyla çoğalmış ve birikmiş. Herkes, her şeyi biriktirmeye, yığdıkça yığmaya çalışıyor. Daha fazla, her şeyden daha fazla olsun.

Garipsin, garipsiyorsun. Bakıyorsun, bakıp geçiyorsun. Kimi zaman aklın geride takılı kalıyor, sen aklını bırakıp yürüyorsun. Belki de insanlıktır garip olan, garipleşen, acayipleşen.

Bilgi çok, bilgisayar çok ama birikim yok.

Ömür boyu biriktirme uğraşında olan insanlar sonunda bir birikim sahibi olamıyorlar.

Hakikat haykırıyor, “elde ettiğimiz tek şey, elimizde kalan tek şey, kaybetme korkusu.” İşte bu korku, bu durak!

Daha çok toprak sahibi olmak, topraktan evlere sahip olmak,  sonra tapulu malın olan o toprak tapusuyla burada kalır ve sende onun içine gömülürsün.

Sonuç, ürkütücü ve korkunç!

Ne çok uğraşmıştı zavallı, ne çok çalışmıştı, birikim yapmıştı! Yaşayacaktı…

Daha hızlı bir çarpışma ve paramparça olsun diye bedenler, son model otomobiller.

Her şey çok, zaman az! Zaman yok! Zaman yetmiyor!

Çok kısa bir zamanda bile bitip tükenmeyen çoğaldıkça çoğalan, her gün biraz daha fazlalaşan can sıkıntısı! Kahrolası “ne yapsak acaba?” sorusu yok mu?

Her yer kalabalık, insan kaynıyor caddeler, bulvarlar fakat her yerde yalnızlık.

İşte, yağmurlar yağmadan geldi kış mevsimi. Korkularımızla kaldık baş başa.

Daha fazlasına sahip olabilmek için her şeyi yok etmek! Önce insanlığı yok etmek, sonra insan için, insanlık için var olan her şeyi, hepsini yok etmek.

Yağmurlar yağmadan helak olacak insanlık,

Yağmurlar yağmadan yok olacak ekin ve nesil,

Sonra yağmur duasına çıkacak “ağaç dikmeden” zelil zelil.

Sen daha fazla biriktir diye Tanrı sana yağmur göndersin öyle mi? Yaşamın her alanında hunharca kullandığın, bozuk para gibi sürekli harcadığın Tanrı!

Ve gecekondu mahallesinde henüz yağmurlar yağmadan evin tavanı akacak diye çaresiz ürkek gözlerle düşünen adama “neden endişeleniyorsun?” diye sorulduğunda “kimsesizim” cevabı dökülürse dudaklarından! Vay sizin halinize eyy kalabalıklar! Durmadan biriktiren kapitalist heveskârlar.

Mustafa BİLGİÇ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.