04 Şubat 2020 Salı, 13:56
Ahmet DUMAN
Ahmet DUMAN ahmet@bizimaksaray.com Tüm Yazılar

Tutto Passa

Üzerine bastığınız toprağın ayaklarınızın altından çekilip gittiğine şahit olursunuz bir an.. Dengeniz kaybolur. Dünya başınıza yıkılıyor gibidir… Konuşmayı unutursunuz o şok anlarında.. Sadece kaçmaya, kaçınmaya, kendiniz ve sevdikleriniz için güvenli olduğunu düşündüğünüz bir yer aramaya koyulursunuz… Bir kabustur yaşadığınız.. Sizi nefessiz bırakır.. Mahşerin orta yerinde bulursunuz kendinizi.. İnsanların koşuşturmaları, çığlıklar, hıçkırıklar, karabasan gibi çöker omuzlarınıza… […]

Üzerine bastığınız toprağın ayaklarınızın altından çekilip gittiğine şahit olursunuz bir an.. Dengeniz kaybolur. Dünya başınıza yıkılıyor gibidir…

Konuşmayı unutursunuz o şok anlarında.. Sadece kaçmaya, kaçınmaya, kendiniz ve sevdikleriniz için güvenli olduğunu düşündüğünüz bir yer aramaya koyulursunuz…

Bir kabustur yaşadığınız.. Sizi nefessiz bırakır..

Mahşerin orta yerinde bulursunuz kendinizi.. İnsanların koşuşturmaları, çığlıklar, hıçkırıklar, karabasan gibi çöker omuzlarınıza…

Şayet enkaz altında değilseniz bir haber alma umuduyla sarılırsınız telefonlarınıza…

Bir film şeridi gibi akıp geçer hayatınız belleğinizden.. Özlemleriniz, hayalleriniz, sevdikleriniz, geçmişiniz ve geleceğiniz… Şimdi her şey darmadağın ve karmakarışıktır…

Sanırım buna “deprem” diyoruz…

Genel olarak doğal afetler, özelde ise “Depremler” insanlarda şiddetli psikolojik travmalar oluşturan ve çoğu zaman kronik stres bozukluklarına yol açan zorlu yaşam olaylarıdır…

Öyle güçlü bir zorlanmadan bahsediyoruz ki; tüm bu yaşananlar nesilden nesile genetik ve epigenetik unsurlarla aktarıldığı gibi toplumlardan toplumlara da ulaşabilecek bir özelliğe sahip.

Türkiye’nin doğusunda yaşanan, merkez üssü Elazığ/ Sivrice olan, 6.8 büyüklüğündeki deprem sadece yapı malzemelerinde eksiklikler bulunan, “Çürük” olarak ifadelendirilen konutları değil, aynı zamanda yıllardır üzerinde operasyonlar yapılan toplumsal dayanışma ve kardeşlik duygularımızda da onarılması güç hasarlara yol açtı.

Elazığ Şehir hastanesi gibi depreme karşı dayanıklı binaları görüp sevindik.. Şehrin kenar mahallelerinde içerisindeki onlarca insana mezar olan, nehir kumundan, kalitesiz demirlerden inşa edilmiş kâğıttan yapıların birbiri ardı sıra yıkılışını izlerken üzüntümüz tarifsiz, kederimiz katlanılmaz oldu.

Ülkenin dört bir yanından adeta bir kardeşlik seferberliği başlatıp, depremzedelerin yardımına koşan, kumbaralarını boşaltıp deprem bölgesine gönderen çocukları, enkaz başında kendi yakınlarını bekler gibi bekleyen devlet yetkililerini görünce gözyaşlarına karışan bir onurdu yaşadığımız…

Bununla beraber deprem yardımlarını tarumar eden, depremden siyasi rant elde etmeye çabalayan, deprem sonrasında sağlam kalan konutların kirasını üç katına çıkaran, insanlıktan nasibini almamış, sözüm ona felaketten saadet devşirmeye çalışan çakalları görünce hem üzüldük hem utandık hem de öfkelendik…

“Cömertlik, verebildiğinden daha fazlasını vermek; haysiyet ise ihtiyacı olduğundan daha azını almaktır.” Ölçüsünü ne ara unuttuk..

Yine ne ara bu kadar insanlığımızdan uzaklaştık ki; depremi bir kar etme manivelasına dönüştürdük…

“Tutto passa” diyor İtalyanlar… Her şey geçer…

Elbette ki sarılacak yaralar…

Yıkılan evlerin yerine depreme daha dayanıklı olanları yapılacak.. Yeni eşyalar alınacak.. Eksiklikler bir bir giderilecek…

Ama yaşanılan psikolojik incinme/ sarsıntı hiç unutulmayacak…

Depremin yıkıcılığını unutabilmek mümkün olacak belki ama insanların deprem sonrasında göstermiş oldukları çirkinlikler, tamah, açgözlülük paslı bir hançer gibi kıvrılıp duracak yaralı yüreklerimizde…

Ekrem İmamoğlu’nun palandökendeki kayak fotoğrafları, Berna Laçin’in ahlaksız deprem twitleri, afet bölgelerinde küçücük çıkarları için ellerini ovuşturan müptezeller, kara bir leke olarak kalacak bilinçaltlarımızda…

Hatırladıkça utanacak, utandıkça daha çok öfkeleneceğiz..

Rabbim yaşadığımız bu acıları unutturacak daha büyük acılar vermesin…

Depremde hayatlarını kaybeden canlara Rahmet; bedenlerinden çok yürekleri incinen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun…

Tutto Passa… Her şey geçer…

Kudret ve ihtişam sahibi olan Rabbinizin Zâtı sonsuza dek kalıcıdır…

Ahmet DUMAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir