29 Mart 2020 Pazar, 09:11
Mustafa Bilgiç
Mustafa Bilgiç huseyni2006@hotmail.com Tüm Yazılar

Taşıyıcılar!

Taşıyıcılardan çokça endişe edildiği bir süreci yaşamaktayız. Tüm dünya halklarını etkisi altına almış olan virüs ülkeleri çaresiz ve aciz bir noktaya getirip öylece bırakmıştır. Tam anlamıyla herkes tedirgin çünkü herkes taşıyıcı konumunda olabiliyor. Şimdi her an bir taşıyıcı ile karşılaşmaktan, aynı ortamda bulunmaktan çekiniyor, endişe ediyoruz. Taşıyıcılar! Hamallar, nakliyeciler, kargocular, kuryeler, postacılar, ajanlar, ajanslar, muhbirler, […]

Taşıyıcılardan çokça endişe edildiği bir süreci yaşamaktayız. Tüm dünya halklarını etkisi altına almış olan virüs ülkeleri çaresiz ve aciz bir noktaya getirip öylece bırakmıştır.

Tam anlamıyla herkes tedirgin çünkü herkes taşıyıcı konumunda olabiliyor. Şimdi her an bir taşıyıcı ile karşılaşmaktan, aynı ortamda bulunmaktan çekiniyor, endişe ediyoruz.

Taşıyıcılar!

Hamallar, nakliyeciler, kargocular, kuryeler, postacılar, ajanlar, ajanslar, muhbirler, muhabirler, yollar, raylar, kablolar, frekanslar, dijitaller, borular, gemiler, taşıtlar, gözler, kulaklar, diller ve daha neler neler… Bunca taşıtlar, hayatımızın büyük bir bölümünü teşkil eden taşınmak. Neredeyse hayatın yekûnu diyebiliriz.

Bu gün insanlar taşıyacak bir şeyler bulabilme adına kendilerini tüketmektedirler, kimileri bu uğurda yok olup gitmektedir. Birçok sosyal medya fenomeninin nasıl yok olduklarına milyonlarca insan şahit olmuştur. Çünkü bu soytarılar iyi birer taşıyıcı olabiliyorlar fakat taşıdıkları şeyin bir değeri yok. Kıymetsiz şeyler taşıdıkları için de bu işten bir kazanımları olmuyor.

Bu taşıdıkları değersiz menkulden en fazla kazanacakları şey paradır. Para sahibi olabilirler, şöhret sahibi olabilirler. Bu aşamada da paranın değeri yok! Para bitiyor ve bitiriyor. Şöhret de en az para kadar dayanıksızdır aynı zamanda büyük riskleri de beraberinde getirir. Sizi kanatsız bir şekilde yükseklere bulutların üzerine taşır fakat sonrası felakettir, korkunçtur, üzücüdür, kahredicidir.

Hak olan kitaplarda ve öğretilerde kişinin taşıdığı değerle paralel olarak önem kazanması bir gerçektir. Kutsal emaneti, mesajı taşıyanlar sürekli övülerek tarihe kaydedilirken alkollü içki taşıyanlar içmeseler bile lanetlenmişlerdir.

Corona günlerinde yaşıyor olmakla taşıyıcı olmak biridir!

Bir kıyamet senaryosu yaşıyor gibiyiz. Herkes yüksek şüpheli!

Görülmeyen virüs, görülecek olan hesapları da bitiriyor bir an.

Şimdi bir kez daha “her şey yalan imiş”

Hayat gerçek, yaşayıp geçince de yalan oluyor tüm gerçekler.

Yarın ölebilirim! Ne yapmalıyım?

Hiç!

“Hiçbir şey yap(a)mayacaksın!” “Ölebilirsin ama başkalarının ölümüne sebep olma yeter” diyorlar.

Dikkat et, taşıyıcı olabilirsin!

“Hayat eve sığar” diyorlar. Şu cihana sığmayan hayatı eve sığdırabilmek!

Evde kal! Aç kal!

Evde ol! Evde öl!

Ölmek için bile olsa izdiham yaratmayın! Sürüyle değil sırayla tek tek ölün!

Panik yok, sakin olun, en fazla ölüm bu, zaten gelecekti fakat evlerinizde ölüverin size zahmet.

Taş olun ama taşımayın!

Mustafa BİLGİÇ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir