Sosyal Maske

31 Temmuz 2020 Cuma, 12:50

Merve KILINÇ/Misafir Yazar

Bugünlerde hepimizin yüzünde bir maske, birbirimize mesafeli duruyoruz. Kimse kimsenin evine gitmiyor, hal-hatır internet üzerinden görüntülü olarak soruluyor. Birbirimizden olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz.

Peki neden? Elbette ki virüs yüzünden değil mi? Maskelerimizi taktık, insanlardan uzak durduk, sosyal medyalarımızda sosyalleştik akrabalarımız ve arkadaşlarımız ile. Görevimizi biraz da olsa yerine getirdik ve getirmeye çalışıyoruz da. Çünkü hepimiz şu virüsün bitmesini dört gözle bekliyoruz.

Evlerimiz bize dar geliyor, sığamıyoruz evlerimize. Bu yüzden bir an önce şu günlerin bitmesini istiyoruz. Peki virüsten önceki durumumuza biraz dönelim isterseniz. İnsanlarla ilişkilerimiz nasıldı? Evlerimizde durumlar neydi?

Şimdilerde virüs bahanesiyle sosyalleşemediğimizden şikayetçiyiz de virüsten önce ne kadar sosyaldik? Virüsten önceki hayatımız bizleri birer sosyal maske takmaya zorlamıştı sanki. Hayır, virüsten önce maske takmıyorduk ki dediğinizi duyar gibiyim. Ben de diyorum ki virüsten önce de hepimizin yüzünde birer sosyal maske bulunuyordu.

Hazır karantina günlerindeyken ve yapacak pek de bir işimiz yok iken kendimizle bir hesaplaşalım. Biz kimiz, insanlarla ilişkilerimiz nasıl diye. Hesaplaştıktan sonra ne kadar sosyal maske taktığımızın farkına varalım.

Hepimizin yaşamı, bu hayattaki amacı, fiziksel görünüşü, hayalleri, zihin dünyası kısacası birçok şeyimiz farklıdır. Bizleri biz yapan bu farklılıklarımızdır belki de. Ama biz ne yapıyoruz? Bu farklılıklarımızı bazen bir kenara elimizin tersiyle iterek başka biri gibi görünmek istiyoruz. Kendimizi olduğumuzdan farklı gösteriyoruz. İşte burada sosyal maskelerimiz devreye giriyor ve bizlere yardımcı oluyor.

Belki bazılarımızın işleri gereği günlük hayatımızda birçok insanla muhatap oluyoruz. Bazen bir market sahibiyle, bazen mağazadaki çalışanlar ile bazen de patronumuz ile konuşuruz.  Bazen evimize gelen misafir ile, bazen ailemizle veyahut da arkadaşlarımızla bir şeyler paylaşırız.

Bazı insanlara mesafeliyizdir belki, onlarla paylaşacak çok bir şeyimiz yoktur. Bazen de dostlarımızla hüznümüzü, sevinçlerimizi detaylıca anlatırız.

Evet buraya kadar hoş. Hayatımızın belki çoğu kısmı bunlardan ibaret. Zamanımız uzak ve de yakın olduğumuz insanlarla geçiyor. Zamanımızın bir çoğu insanlarla geçiyor ama her insana göre ayrı bir sosyal maskemizi devreye koyuyoruz.

Görüştüğümüz, konuştuğumuz insanlarla aslında olduğumuz gibi değil olmak istediğimiz gibi konuşuyoruz. O şekilde davranıyoruz. Böylece sosyal maskelerimiz bizi biz olmaktan çok öteye götürüyor. İnsanlara göre şekil alıyoruz. Her insana göre farklı bir maskemizi yüzümüze ve elbiselerimize uyduruyoruz.

Tamam buraya kadar her şey iyi. İnsanlara farklı görünerek onları memnun ettik. Şimdi sıra kendimizde. Bir bakalım kendimize, iç hesaplaşmamıza dönelim. Memnun muyuz? Aslında kendimiz olduğumuzu sandığımız fakat bir başkasını oynadığımız rollerimizden ne kadar memnunuz? Her gün onlarca maske taktığımız zaman gerçekten iyi hissediyor muyuz? Biraz soluklanma vakti gelmedi mi sizce de? Ve en önemlisi biz kimiz?

Biraz da farklılığımızı konuşturma vakti artık. Hepimiz farklılıklarımızla birer dünyayız ve farklılıklarımızla o dünyada birer çiçek olarak açıyoruz. Hadi şimdi maskelerimizi çıkarıp biraz soluklanalım.

Merve KILINÇ

Yorum

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir