Nihat Özdemir, Asıl Kaçakçılık Emlak’ta Yapılıyor!

14 Kasım 2017 Salı, 11:03

Bu hafta Aksaray esnaflarından Nihat Özdemir’le bir röportaj gerçekleştirdik. Aksaray’ın en hızlı ve canlı sektörü olan İnşaat ve emlak üzerine konuştuk.

Çocukluğundan beri inşaat sektörünün içinde olduğunu ifade eden Özdemir, Aksaray’da İnşaat-Emlak sektöründe otorite boşluğuna dikkat çekti ve kayıt dışı (kaçak) emlakçılığın piyasaya büyük darbe vurduğunu söyledi.

Kendinizi tanıtır mısınız?

Nihat Özdemir, Diyarbakırlıyım, 20 yıldır Aksaray’da ikamet etmekteyim. Şu anda ErolKardeşler firmasıyla birlikte iş yapıyoruz.

Ne zamandan beri inşaat sektörünün içindesiniz?

Çocukluğumdan beri inşaat işlerinin içindeyim.  16-17 yaşlarından beri inşaat işlerinin içindeyim. Son on yıldır ErolKardeşler firmasıyla beraber yap-sat işlerini yürütmekteyim. İşçilikten gelmeyiz, aynı zamanda son on yıldır emlak sektörünün içindeyim.

Dışarıdan bakıldığı zaman inşaat ve emlak sektörü son derece canlı ve hızlı görülüyor, işlerin içinde olan biri olarak, içeride durumlar nedir?

Bana göre şu anda müteahhitler açısından sıkıntı olmaya başladı ve devam edeceğe benziyor. Aksaray’da haddinden fazla konut sayısı var. Aksaray’da arsaların fiyatı çok aşırı derecede yükseldi. Tarla ve arsa fiyatları gerçekten çok fahiş durumda, bu gidişatın sonu kesinlikle iyi olmayacak. Özellikle Hashas, Nakkaş gibi mahallelerde daire fiyatları çok yükselecek.

Bunun nedenine gelince, yakın zamanda Hashas mahallesinde bir yere baktık, 3 kat izni var, ama daha önceki yasalara göre 6-7 kat yapılabiliyordu, şu anda 3 kat yapılabileceği için Hashas, Nakkaş, Büyük Bölcek mahallelerine müteahhit giremeyecektir.

 

Ekonomi iyiye gitmediği halde, halkın alım gücü gün geçtikçe düştüğü halde fiyatlar yükselmeye devam ediyor?

Evet, çünkü maliyetler her gün yükseliyor. İşçi giderleri yükseliyor.  Geçen yıl 1,250 liraya aldığımız demir şu anda tam 2,500 lira! İnşaat sektöründe ki diğer malzemelerin hepsine %20 ila %25 arasında zam geldi. İşçiliğe % 15 zam geldi.

En önemlisi arsa payları, geçen sene Hashas mahallesinde %30’a almayanı döverlerdi, şu an %40 oldu! Tüm bu etkenler ister istemez daire fiyatlarını tetikliyor. Bu gün %40 la alınan dairenin maliyeti 230- 240 milyardan aşağıya değildir.

Halk arasında şöyle bir söylenti var; “Müteahhitler eskiden çok kazanıyorlardı ve çok para kazanmaya alıştılar, şu anda artık fazla kazanamadıkları için şikayetleniyorlar” bu doğrumu?

Hayır, buna katılmıyorum. Bu gün Aksaray’da herkes inşaat sektörüne girmeye başladı. Eski müteahhitler çok iyi para kazanıyorlardı, evet bu doğru.

Fakat bu gün pazarcısı, esnafı, memuru, imamı, hocası herkes inşaata başladı. Bu adamın yıllık kazancı 36,000 lirayken bunlar üç kişi bir araya gelerek diyorlar ki, “bize bir daire kalırsa 240 milyar” üçe bölündüğü zaman 80 milyar, adam başı 80 milyar kazanmış oluruz diyorlar. Bu durumda neden öğretmenlik, memurluk, esnaflık yapayım diyorlar.

Şu anda Aksaray’da bu tarz inşaatçılık yapanlardan geçilmiyor. Şimdi bunlar kendilerine göre iyi para kazandıklarına inanıyorlar fakat 15 sene önceki müteahhitler için bu para değildi. Bunu paradan saymazlardı.

Önceki müteahhitler önce satıp sonra yapıyorlardı, daireye başlamadan satıp parasını alıyorlardı, şimdi işler değişti, önce inşaatı yapıyorsunuz sonra satabiliyorsunuz, satabilirsen tabi, dayanma gücün varsa.

Emlakçılık bir meslek midir? Yoksa her kafası esen bu sektöre girebilir mi?

Evet, emlakçılık bir meslektir. Şu anda sadece Aksaray’da değil bu Türkiye’nin her yerinde aynı durumda. Önüne geçen kişinin emlakçılık yaptığını görüyorsunuz.

Peki neden? Bir yerlerde bir açık mı var?

Büyük bir açık var, büyük bir otorite boşluğu var. Bu piyasa ’da ayakçı emlakçılar var, adam emlakçıyım diyor iş yapıyor fakat yeri yurdu belli değil, dükkânı yok, maliye kaydı yok, elinde çantayla bütün emlakçıları gezer nerde kendisine uygun bir gayrı menkul varsa hemen fırsatçılık yapar, müşteriyi kandırır.

Bu durumda emlakçılık piyasasında kaçak var.

Evet, kaçak var, devletten vergi kaçırıyorlar, maliyenin bu işe el atması gerekiyor. Biz aylık ciddi bir vergi giderimiz olduğu halde bu işi yapmaya çalışıyoruz, bir satış yaptığımız zaman veya inşaatı biten daireyi teslim ettikten sonra ortadan kaybolmuyoruz, gerektiğinde 2-3-4 yıl daireyle alakalı sorun olduğu zaman malımızın arkasında duruyoruz, ilgileniyoruz. Fakat ayakçı- kaçak emlakçılar için bu zahmetlerin hiç biri söz konusu değildir.

Aksaray’da yalan söyleyen, fırsatçılık yaparak milleti mağdur eden ve aynı zamanda emlakçılık içinde büyük kayıplara sebebiyet veren çok emlakçı var.

Yakın zamanda Aksaray’da içler acısı bir olaya şahit olduk; emlakçının biri, Azerbaycanlı veya Türkistanlı mı bilmiyorum bir bayan oğlu ve kızı (oğlu ve kızı burada okuyor) evi kiralıyorlar sonra ev için eşya alıyorlar eşyayı evin önüne götürüyorlar. Kapıcı orda diyor ki, “siz bu dairede oturamazsınız, bu dairede sıkıntı var” diyor. O evi tutamıyorlar o gece takriben kırk beş yaşlarında kadın, on sekiz yaşında ya da yirmi yaşında üniversiteye giden kızı ve oğlu dışarda kalıyorlar. Emlakçı bunlardan bin beş yüz lira almış! O gece kadın, oğlu, kızı dışarda kalmışlar parayı da alamamışlar.

Ertesi gün başka bir arkadaş vasıtasıyla bir eve geçtik diyor. Şimdi emlakçı bizim paramızı vermiyor diyor. Emlakçı bizden kaynaklanan bir şey yok diyor. Biz o eve gittik ev sahibi oturamazsınız bir sıkıntı mahkemelik bir sorun var bizi oturtmadılar diyor. O parayı da alamıyoruz dedi. Şu anda bu şekilde emlakçılar çok olduğu için sağlam olan emlakçıların adını da kirletiyorlar.

 

Bir otorite boşluğu var, sizce buna kim dur demeli, kim müdahale etmeli?

Maliye dur diyecek.

Peki nasıl dur diyecek? Emlak maliye kaydı olmayanlardan satış almayacak tapu işlem yapamayacak. Ya da yeni yasalarla vatandaş bir şekilde mağduriyetten kurtarılmalı, evi ben mi kiraya veriyorum, kardeşim kirada bir sıkıntı varsa ben buradayım. Yerim belli yurdum belli dairemi sattım, dairede bir sıkıntı varsa ben buradayım. Biz inşaatı yapıyoruz bitiyoruz bir buçuk iki sene hala yaptığımız işin arkasındayız diye malzemelerde işçiliklerde garanti veriyoruz, işimizi takip ediyoruz.

Ama bugün yılda bir ya da yıl içerisinde ayda bir tane daire satsam yüzde iki komisyon alırım, “taş atıp ta kolum mu yorulur” diyen insanlar yüzünden biz işlerimizi sağlıklı bir şekilde yürütemiyoruz.

İnşaat sektörü çok canlı, emlak sektörü de aynı şekilde fakat özellikle kiralık ev bulma hususunda büyük bir sıkıntı var. Fiyatların yüksekliği ayrı bir mevzu fakat ev bulunamıyor. Kiralık ev bulunamıyor.

Kiralık ev sıkıntılı, Aksaray gelişen bir il göç alan bir il olduğu için sürekli kiralık eve ihtiyaç oluyor. Devlet yedi sekiz tane öğrenci yurdu faaliyete geçirdi fakat bu yurtlar daha önceki kapatılan yurtların eşdeğerinde değil, aynı potansiyeli karşılayacak kapasitede değil, bununla birlikte her sene iki üç bin öğrenci artıyor.

Aksaray her yıl dışardan fazlaca göç alan bir il, sürekli yeni istihdam alanları açılıyor ve çok ciddi bir gelişme söz konusu, çevre illere nazaran organize sanayi bölgesinde ilerlemenin kayda değer bir yükseliş olduğu görülüyor.

Yani tüm canlılığına rağmen talebi karışlayamıyor. Belki de şöyle mi düşünmemiz gerekiyor, İnşaat ve emlak sektörünü eski Aksaray piyasası veya görünümüyle değil bu günün gelişen şehir potansiyelini göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekiyor.

Aynen dediğiniz gibi, bundan önceki yıllarda Aksaray nüfusu kaçtı? Yılda kaç konut yapılıyordu?

 

Devamı gelecek…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.