İnsansız Marka Şehirler Zamanı

11 Eylül 2017 Pazartesi, 13:17

Şehirleşme insanla olur. İnsanı şehirleştirmek her işin başında geliyor. Şehirleşme insan zihninin olgunlaşmasıyla başlar devam eder ve bir medeniyetin doğuşuyla kemal noktasına ulaşır. Tarihte şehirleşme denilince zihinlerimizde tüm canlılığını koruyan şehir/Medine/medeniyet merhalesidir. İnsanı inşa ile başlayan süreç şehirleşme/Medine ile olgunlaşıp medeniyet evresinde zirveye ulaşmış oluyor.

İnsanın inşası tüm inşaların başında gelir. İnsan tarihin temelidir. Âlemin özü ’dür. İnsan amaçtır. Tüm bu değişmez hakikatler karşısında bu gün insan araç haline gelmiştir. İnsanın inşasından “inşaatın insanı” durumuna gelinmiştir. İnsan inşaat için bir araç, beton için bir vesile durumuna gelmiş, özünü kaybetmiş tenzili rütbe ile yerin dibine geçmiştir.

İnsanı merkeze almadan yapılan tüm işler makyajdan ibaret kalır. Makyajın dayanıklılığı söz konusu değildir. Makyaj aslın üstünü örtmek içindir, gerçeği kapatmak, başkalaştırmak, abartmak, olduğundan farklı göstermek içindir.

Müslümanların kurduğu medeniyetlerde ise durum tam tersidir. Tüm işler insana hizmet içindir, öze yöneliktir. Medine İslam Devleti ve Hz. Ömer devri en güzel örneklerdendir. Bu numune pratiklerde makyaja yer yoktur, daha doğrusu ihtiyaç yoktur. İnsana hizmetle elde edilen öz ’ün güzelliği tüm makyajları çöpe atar. Makyajlar o güzellik karşısında çöpten ibaret kalır, öz’ ün, asıl olanın haricinde kalan her şeyin sonu çöptür.

Yaşadığımız zamanlar makyaj zamanlarıdır. Makyajsız hiçbir işimiz kalmamış, gösterişe olan rağbet artık haddi aşmış, sınır tanımaz, uslanmaz bir hal almıştır. Bu öyle bir hal almıştır ki, devletin tüm kurumları ve sivil camialar makyaj yarışına girerek insanlığın dışında uzakta bir yerlerde harakiri yapmaktadır.

Makyaja olan rağbet insanlığı yok ediyor!

Şimdi bir karar vereceğiz. Öz’e hizmet ederek var olmak, tüm insanlığın umudu olmak, kurtuluşun son çaresi olan Vahyin insan modelini ortaya çıkarmak. Önce insanı inşa etmek. Vicdanı körleşmiş, yok olmuş ve yok etmek üzere tasarlanmış insansız araçlardan, insansız şehirlerden varılacak son nokta neresidir? Bu korkunç gidişat felakettir! Artık her şey insansızlığa göre tasarlanmaktadır.

Tüm insanlığın kurtuluşu için İslam’ın insanını inşa etmek son hızla felakete sürükleyen çılgınlığa dur demekle mümkündür. Bu imanın ilk şartı olan (LA!) yı ifade etme sorumluluğundan başka bir şey değildir. Bu şehrin vicdan sahibi insanları makyaja ve makyajdan olan her şeyin karşısında durmak, ifşa etmekle sorumludurlar. Bu sorumluluk insanı yaratılmışların en şereflisi kılan öze sahip olma iradesinden başka bir şey değildir.

 

Mustafa Bilgiç

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.