24 Ocak 2020 Cuma, 12:44
Mustafa Bilgiç
Mustafa Bilgiç huseyni2006@hotmail.com Tüm Yazılar

Hakikatin Portakal Hali!

Kış mevsimindeyiz. İç Anadolu bölgesinin tepetaklak olan karasal iklimini yaşıyor gibiyiz. Kar yok, yağış yok sadece buz gibi esen rüzgârlar. Hava soğuk ve yağış yok! Salgın hastalıklar had safhada, iyileşmek için Aksaray Şehir Hastanesine gidiyor ve rezalet ortamı yaşayarak sağlığıyla birlikte moralini, huzurunu, neşesini de kaybederek çaresiz bir vaziyette dönüyor. Havanın soğukluğundan önce halkın kapısına, […]

Kış mevsimindeyiz. İç Anadolu bölgesinin tepetaklak olan karasal iklimini yaşıyor gibiyiz. Kar yok, yağış yok sadece buz gibi esen rüzgârlar. Hava soğuk ve yağış yok! Salgın hastalıklar had safhada, iyileşmek için Aksaray Şehir Hastanesine gidiyor ve rezalet ortamı yaşayarak sağlığıyla birlikte moralini, huzurunu, neşesini de kaybederek çaresiz bir vaziyette dönüyor.

Havanın soğukluğundan önce halkın kapısına, evine, cebine, boğazına dayanan zamlar bu kışın çok çetin geçeceğine bir işaret idi.

Her kesimden halk perişan ve mağdur durumdadır. Bu sefilliği ifşa edecek hakikatli neferler de göremiyoruz ortalıkta. Herkesin çok işi var, herkes çok yoğun. “Ne yapıyorsunuz?” sorusuna herkes “halk için” cevabını veriyor fakat bu işte bir gariplik var! Herkes halk için çok şeyler yapıyor/yaptığını söylüyor lakin sesleri çıkmıyor. Sesleri kısılmış, nefesleri kesilmiş, benizleri atmış ve öylece kalakalmışlar, halk için! Arzı endam ediyorlar, gidiyorlar geliyorlar, çırpınıyorlar lakin ses yok!

Kış mevsiminin gözdesi kuşkusuz portakaldır. Doğal C vitamini sağlayarak özellikle gribal enfeksiyonlara karşı vücutta direnç sağlıyor, zinde tutuyor. Rengiyle de manav reyonunun gözdesidir, dikkatleri üzerine çeker, sürekli “buradayım” diye bağırır, reyonu canlı tutar.

Akşam telaşı akabinde televizyon kanallarını bir bir geçiyorsunuz, dindar/muhafazakâr kanalları ışık hızında geçebilirsiniz, onlara göre her şey süt liman, tozpembe sadece ülkenin huzurunu kaçıran CHP var başka bir şey yok! Ah şu CHP bir yok olsaydı her şey ne güzel olacaktı! Zam yapılmayacak, boşanmalar olmayacak, kimse balkondan halısını sofrasını çırpmayacak, herkes rahat bir şekilde kombisini, klimasını açacak, ne elektrik faturası ne doğalgaz faturası cep yakmayacak idi, ah ah nerde o CHP’siz günler!

Bir televizyon kanalında halkın sefalet durumunu, geçim sıkıntısını eğip bükmeden olduğu gibi aktaran, anlatan bir spiker dikkatinizi çekiyor. Pazardaki portakal misali tüm dikkatleri üzerinde topluyor. Bir sürü televizyon kanalı olmasına rağmen tüm dikkatler onun üzerine çevriliyor ve bir anda fethediyor, olayın fatihi oluyor!

Yeter ki söz hakikat olsun, gerçeği yansıtsın!

Hakikatin kimin ağzından çıktığı önemli değildir. Nice inkârcı filozofların ağzıyla hakikat dile gelir de buna kimse mani olamaz.

Nice insanlar da vardır ki bedenleri hakikat saflarında olduğu halde yürekleri, akılları ve ruhları cehalet, gaflet ile yoğrulmuştur. Bunlar hiçbir şeye karar veremeyen zavallılar topluluğudurlar. Yönlerinde sürekli bir belirsizlik ve değişkenlik haliyle karşılaşırsınız. Yolları başkaları tarafından çizilmiştir. Yürüdükleri yollar sürekli başkaları tarafından belirlenmiştir. Bu yığınlar durdukları zaman dahi neden durduklarının farkında değillerdir. Tekrar ne zaman harekete geçeceklerini de bilmiyorlar, bilemezler.

Peşlerine yüzbinlerce insanı takıp “bir şeyler yapacağız, bir şeyler/yeni şeyler söyleyeceğiz” derler fakat sabır taşı çatlar da efendilerin ağzından yine de bir şey çıkmaz, duyulamaz! Zamanın sözünü söyleyebilecek bir tane adamları bile yoktur! Yeni nesiller yetiştirmek adına sürekli yola çıkıyorlar fakat gördüğümüz hazin tabloda yeni esirler var!

Her şey senin yokluğunda oldu aciz dost! Portakalın fatih oluşu da senin yokluğundan, korkaklığından, kahrolası mutedilliğinden, bir türlü provokasyona gelemeyişinden, yok olası dengeleri gözete gözete kör olup rezilce suskunluğundandır. Bunları böyle bilesin dost!

Mustafa BİLGİÇ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir