30 Temmuz 2020 Perşembe, 13:52
Faruk Er
Faruk Er faruker@gmail.com Tüm Yazılar

Güç ve İmkanlar İslam ile Terbiye Edilmezse Zulme Dönüşür

İnsanlık tarihi boyunca iki sınıf insan vardır; güçlüler ve güçsüzler. Ellerinde güç bulunduranlar İslam ile yoğrulmamışlarsa ellerindeki güç ile her türlü zulmü ve işgali yaparlar. Habil ile Kabil kıssası herkesçe malumdur. Kabilin hırsı ve bencilliği içindeki şeytani orduları harekete geçirip, temiz, edepli ve masum olan o güzel ahlaklı Habil’i katletmiştir. Yusuflar, Firavunlara karşı direndiler. Muhammediler […]

İnsanlık tarihi boyunca iki sınıf insan vardır; güçlüler ve güçsüzler. Ellerinde güç bulunduranlar İslam ile yoğrulmamışlarsa ellerindeki güç ile her türlü zulmü ve işgali yaparlar.

Habil ile Kabil kıssası herkesçe malumdur. Kabilin hırsı ve bencilliği içindeki şeytani orduları harekete geçirip, temiz, edepli ve masum olan o güzel ahlaklı Habil’i katletmiştir.

Yusuflar, Firavunlara karşı direndiler. Muhammediler Ebu cehillere karşı direndiler. Muhammedilerin ellerindeki güç ve kuvvet merhamete, şefkate dönüştü. Dünya güllük gülistanlık oldu. Adaleti icra ettiler herkes eşit şekilde huzura, selamete kavuştu. Tarih sayfaları hep bu gerçekleri haykırıyor.

Bugün İslam topraklarında yaşayan birçok genç, İslam’ı ya hiç bilmiyor veya İslam’ın sadece ibadi kısmını azıcık biliyor. Tabi ki insanın bilmediği ve haberdar olmadığı bir hayat tarzını ve düzenini kabul etmesi mümkün değildir. Günümüzün gençleri İslam’ı okumuyorlar, araştırmıyorlar bu nedenle İslam’a karşı lakayt oldukları gibi, İslam dışında başka ideolojilere sapıyorlar. Aynı zamanda İslam’a düşman oluyorlar.

“İslam, 14 Asır önce meydana çıkmış bir dindir. Günümüzün sorunlarına cevap vermiyor” diyenler oluyor. İslam, çağlar üstü olup, eskimeyen, reforma ihtiyaç duymayan ve sosyal hayatta çözemediği hiçbir sorun olmayan bir dindir. İslam’dan önce İnsanlar arasında kölecilik had safhaya ulaşmıştı. Bu kölelik zihniyeti Müşriklerin ve Gayri Müslimlerin hayatlarının bir parçasıdır. Hala da öyledir.

Allah, Hz. Muhammed’i Peygamberlik ile görevlendirdikten sonra, Peygamber Efendimizin kölelik ile uzun soluklu mücadelesini tarihin her sayfasında görmek mümkündür. Peygamber a.s köleliği kaldırıp bütün İnsanları Allah’a kul olmaya davet etmiştir. Ezilmiş, kimsesiz İnsanların elinden tutup İslam ile onlara şahsiyet kazandırmıştır. Peygamber a.s köle ile oturur, onunla yer, onunla sohbet eder. Kendi nefsi gibi muamele ederdi.

İslami anlayış, insanları şahıslara değil Allah’a kul olmaya davet ediyor. Allah indinde bütün insanlar eşittir. Ancak herkes ameli ve takvası ile muamele görür. Doğru olan da budur. İslam’ın hükümlerinde herhangi bir zıtlık söz konusu değildir. İslam’ın İnsanlara bakış açısı açık olup, insanlığın, can, mal, namus, nesil ve inancını teminat altına alarak huzur içinde yaşamasını sağlama almaktadır.   İslam’da Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek kaidesi vardır. Onun için İslam köleliği reddediyor. İnsana gerçek şahsiyeti kazandırıyor.

Bugün birçok kimse Avrupa, Amerika ve benzeri ülkelere gıpta ile bakıyor, bu ülkeleri öve öve bitiremiyorlar. Oysa Amerika’da Siyahi adamı cadde ortasında boğazlayıp öldürmediler mi? Gücü ellerinde bulunduran bu Gayri Müslüm ülkeler, bir çok İslam ülkelerini  ve onlar gibi olmayan diğer ülkeleri işgal edip, katliam yapmadılar mı?

Suud Kraliyeti ve Mısır cuntası Sisi gibi diktatörleri kendilerine köle yapmadılar mı? Amerikalılar ve Avrupalılar hala birçok ülkeyi köle olarak kullanmıyorlar mı? Sisiler ve Kral Selmanlar koltukları uğruna köle olmuşlardır. Bugün İslam’a en büyük zararı onlar veriyorlar.

Gençler, okuyun, bu gibi zalimleri ancak öyle teşhis edebilirsiniz. Yoksa zalimler katletmeye devam eder, mazlumlar hep yurtsuz kalır, biz de göz yaşı dökerek bakakalırız.

Allah’a emanet olun.

Faruk ER

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir