Fetö’nün Kayıt Dışı Faaliyetleri-1

22 Eylül 2017 Cuma, 14:00

Bu ülkenin bu milletin yediği darbelerin haddi hesabı yoktur. “İnsanın belini kırmayan darbeler onu daha güçlü yaparmış” sözüne sığınarak devam diyen bu millet, inşallah bu fetreti de atlatacaktır. Buna inanıyoruz.

17 Aralık 2013 te Fetö ye karşı başlatılan operasyonlar 15 Temmuz 2016 hain kalkışmayla birlikte OHAL ilan edilmiş, birçok mağduriyet ve hedef sapması yaşansa da ülkede ki mikroplar yok edilmeye, etkisiz hale getirilmeye başlanmıştır.  Devletin kendisini koruma refleksi olarak yapılan bu operasyonlar en doğal haktır. Bir tane etkili Fetö mensubu kalmayıncaya kadar da devam etmelidir.

Fetö büyük bir ahtapot, modern teşkilat sistemi ve modern istihbarat ağını kurmuş, kurumsallık anlamında fazlası olup eksiği olmayan son model farklı bir terör örgütüdür.

Bu ahtapot ’un merkezi her ne kadar Türkiye gibi görünse de yüzlerce ülkede oturmuş yapısıyla, devam eden düzeniyle zapt edilemeyecek bir güce erişmiştir.

Artık bu uluslararası bir meseledir.

Fetö’nün vurduğu darbelerin haddi hesabı yoktur, her alanda yaptığı tahribat ve sömürüleri sadece yazmak dahi büyük zaman alacaktır.

Fetö özelde bu ülkede genelde bulunduğu her yerde İslam’ın anlaşılmasına, yaşanmasına mani olmuş, bilgiye zehirli görüşlerini enjekte ederek geleceğimiz için son derece tehlikeli bir topluluk meydana getirmiştir.

Bu gün Fetö ye ateş püsküren muhafazakâr kesimin bu işte payı çok büyüktür. Genel çevre Sızıntı, Aksiyon dergilerini ve Zaman gazetesini masasından eksik etmedi. “Fethullah Gülen” memlekete hizmet ediyor diyerek milliyetçi bir sapmayla gözlerini/kulaklarını hakikate kapattılar!

Yetmedi, onun zehirli yayınlarında ne yazıyorsa aynı dili kullanmaya başladılar, Fetö nün fedaileri konumunda olan Emniyetteki yeni yetme paçavraların yaptığı her operasyona destek verdiler, sahip çıktılar.

Tüm bunlar yaşandı, geldi geçti. Bizim asıl meselemiz bu yaşananlar değildir. Asıl meselemiz Fetö’nün “Paralel Din” etkisi ve fitnesidir. Bu fitne çok etkili olmuştur. Paralel din etkisi hala çok dinamiktir, etkisini tüm canlılığıyla sürdürmektedir. Meydana gelen en ufak meselelerde dahi genel toplumun gösterdiği refleks bunu göstermektedir.

Fetö nün “paralel din” faaliyetleri bir başlangıç değildir, iki yüz yıldır devam eden sinsi tezgâhların taşere ettiği bir projedir. Bu projeye göre İslam’ın içeriği değiştirilecek, buna güç yetmediği takdirde kelime ve kavramların içeriği değiştirilecek, boşaltılacak, bir şekilde halkın doğal müfredatından çıkartılacak.

Bu kelime ve kavramları kullananlar ise marjinalleştirilecek, ötekileştirilecek, aşırı veya tehlikeli görülecektir. Milletin bilinçaltında öyle bir kanı gerçekleştirildi ki, Müslüman denildiği zaman akıllara gelen görüntü, beyaz yüzlü, badem bıyıklı mülayim memur tiplemeler oldu.

Bu profile göre mücadele, direniş, tevhid, cihad, şehadet, siyaset, özgürlük, kıyam, hicret, islami davet, hicab, akide gibi kavramlar kullanılamaz, aşırı görülür, bu kavramları kullanan cümle Müslüman çevrelerin, gençlerin beyinleri yıkanmış olarak görülür!

Fetö’nün gerçekleştirdiği bu yıkımları tespit etmek, teşhis etmek, çözüm için arayışta bulunmak bilinçli her Müslümanın görev ve sorumluluğudur. Bu mesele bizim için çok önemlidir, bir neslin göz göre göre yok olmasına müsaade etmemeliyiz. Sorumluluğumuz gereği bu konunun üzerinde detaylı bir şekilde duracağız.

Mustafa Bilgiç

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.