Bizim Mahallede Tahammül Yok!

12 Ekim 2017 Perşembe, 16:11

Her ifademiz üzerimizde kalan izlerin alametidir. İfadelerinizi meydana getiren etkiler, etkinlikler sizin hangi merkezlere ait olduğunuzu ele veriyor. Bizi meydana getiren etkiler ne kadar bize ait, bunu bilmek gibi bir kaygımız yok.

“Gâvurun ekmeğini yiyen onun kılıcını sallar” sözü her gündemle yenilenen, yinelenen gün ışığı kadar gerçekçiliğiyle karşımızda duruyor. Siyasetimiz, kültürümüz, düşüncemiz her gün yeni kayıplar yaşayarak yok olma yolunda tükeniyor.

Tükendikçe asabileşiyor, tahammülsüzleşiyoruz. Hiçbir şeye sahip olmadığımız halde muhafazakârlıkta sınırları zorlayarak kendi oluşturduğumuz zindanlara dilimiz ve düşüncemizle kendimizi hapsediyoruz.

Ülkeye, millete, çevresine hiçbir katkısı olmadığı halde sloganlar âleminde var olmaya çalışan büyük yığınların gördüğü rağbet tarihte benzeri az rastlanır durumdadır. Ciddi bir tarih okuması gerçekleştirmediği halde, hiçbir altyapısı olmadığı halde tarih hakkında akil adam edasıyla çözümlemeler yapmak son zamanların modası haline geldi.

Facebook’ta izlediği videolarla birikim yapmış, patlamaya hazır güdümlü bombalar zamanındayız. Düşünceyi öldüren, beynini çöplüğe çeviren bir topluluk haline geldik. Ses tonu yükselince haklı çıkacağına inanan gariplikler diyarındayız. Ses tonu yükselince idrak kapanır, düşünce ve fikre dair ne varsa kaçar gider. Kabalığımızla orta yerde kalakalırız.

Yönümüz yok, duruşumuz yok merkezden gelecek akla muhtacız. İzlediği her videoyu hakikat telakki eden bir yığın durumuna geldik. Bilgi ve düşünceden uzak, propagandalarla var olmaya çalışan kalabalıklar haline geldik. Dostlar da düşmanlar da aynı dili kullanıyor. Futbol fanatikliğini her alana taşımak gibi her gün aynı kör pratiklerle karşılaşıyoruz.

Ekmeğini taştan çıkartan saf Anadolu insanı olmak sonucu değiştirmiyor. Helal lokmanın hesabı sorulacak da helal bilgiyi, düşünceyi, fikriyatı elde etmenin hesabı sorulmayacak mı zannediyoruz? İslamlığını yitirmiş, pragmatist konumları elde edip tepeden tırnağa maskeyle dolaşanların ruh haliyle hareket etmemeliyiz.  Elinde beysbol sopasıyla karşıdakini itidale davet etmek insani değildir.

Tahammül ve insaf sahibi olmak demek en azından ekranların tahrikiyle hareket etmemek demektir. İnsaf olmaksızın insan olmanın mümkün olmayacağını biliyoruz. Tahammül bir araya gelmekle mümkündür, birbirimizi sonuna kadar dinlemeyi öğrenmedikçe insaf sahibi olamayacağız.

Mustafa Bilgiç

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.