Asıl Gerçeğimiz “Sekülerleşme”dir!

26 Ekim 2017 Perşembe, 13:42

Aksaray Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğretim görevlisi Dr. Volkan Ertit’in sunumuyla gerçekleşen konferansta yaşadığımız sosyal gerçeklik olarak Sekülerleşme konuşuldu. Ertit, toplumun ve üniversiteli gençliğin her geçen gün daha da sekülerleştiğine dikkatleri çekerek özgün görüşlerini örnekler ve ilginç manzara kareleriyle paylaştı.

Aksaray Üniversitesi İşletme Araştırma Topluluğu tarafından İİBF Konferans salonunda gerçekleştirilen konferansa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Konferanstan başlıca satır başları şu şekilde,

Düne kadar “Türkiye’nin İranlaştığına, Malezyalılaştığına dair bir kanı vardı ancak öyle görülüyor ki, bu ülkenin gençleri kendinden önceki kuşaklara nazaran yeni bir yolu deniyor. Buna sekülerleşme deniliyor.

 

Sekülerleşme: belli bir zaman dilimi içerisinde belli bir toplumda dinin ve dinimsi yapıların halk inançlarının ve batıl inançların toplumsal prestijinin ve gücünün göreceli olarak azalmasına denir.

Dinimsi yapı nedir? Hali hazırda bu dünyaya ait olup sizden bizden birilerinin de ululaştırılmasıyla, kutsallaştırılmasıyla ortaya çıkan yapılara dinimsi yapı diyoruz. Örneklendirecek olursak Türkiye’de: Mustafa Kemal, Çin’de: Mao Kuzey Kore’de Kim Jong İl’dir.

Bir domatesin içindeki şekilde Arapça “Allah” görmeye çalışmak ile 15 Haziran 15 Temmuz arasında Ağrı’da bir dağda meydana gelen gölgenin “Mustafa Kemal”in gölgesi olduğuna inanmanın aynı güdüden beslendiğini görüyoruz. Mustafa Kemalin kendisi seküler olsa bile yer yer bir grup için ulu bir varlığa bürünebiliyor, bunlara dinimsi yapı diyoruz.

Türkiye’de din ve dinimsi yapılara ait olan kesimlerin giyim kuşam, görüntülerinden sekülerleştiğini açık bir şekilde görmekteyiz.

Sekülerleşme, aydınlanma, çağdaşlaşma değildir.

Sekülerleşme, dinsizleşmek demek değildir, laikleşmek değildir.

“Bilimsel gelişmeler- Kapitalizm ve Kentleşme” sizin ülkenizde söz konusu ise sekülerleşmenin önüne geçmek çok kolay görünmemektedir.

 

Dr. Volkan Ertit’ in sunumuyla gözlemlenen Türkiye gerçeği “Ne Dindarlık Ne muhafazakârlık, Asıl Gerçeğimiz Sekülerleşmedir!” tespitini meydana getiriyor. Sekülerleşmeyle herhangi bir anlamda mücadelenin mümkün olmadığını da ifade eden Ertit, “eğer sekülerleşmeyi bitirmek istiyorsanız bilimsel gelişme, kapitalizm ve kentleşmeyi bitirmeniz gerekecektir” dedi.

Dr. Volkan Ertit, sunum esnasında geçmişten bu günümüze Türkiye’nin sosyal kültürel yaşamından ilginç manzara karelerini sinevizyon ekranından göstererek zaman içinde adım adım sekülerleşmenin toplumda nasıl yer ettiği ve ilerlediğini tespit etti.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.