Son Dakika
30 Mart 2020 Pazartesi
18 Kasım 2018 Pazar, 15:13
Hamdullah ER
Hamdullah ER hamdullaher72@gmail.com Tüm Yazılar

Artık Söylemlerinizin Bir Ehemmiyeti Yok!

Bir insanı tutarlı ve sözlerine itimat edilebilecek, güvenilir bir şahsiyet kılan en büyük gösterge, kal diliyle hal dili arasındaki uyumdur. Bir insan ne kadar güzel, doğru, etkili ve inandırıcı konuşursa konuşsun, önemli olan ortaya koyduğu eylemleriyle söylemlerinin birbirini tamamlayıp, tamamlamamadığıdır. Eskiden sadece dilden dökülen sözlerin makyajlı ve iddialı olması ölçüt olarak kabul edilirdi. Yakın zamana […]

Bir insanı tutarlı ve sözlerine itimat edilebilecek, güvenilir bir şahsiyet kılan en büyük gösterge, kal diliyle hal dili arasındaki uyumdur.

Bir insan ne kadar güzel, doğru, etkili ve inandırıcı konuşursa konuşsun, önemli olan ortaya koyduğu eylemleriyle söylemlerinin birbirini tamamlayıp, tamamlamamadığıdır.

Eskiden sadece dilden dökülen sözlerin makyajlı ve iddialı olması ölçüt olarak kabul edilirdi. Yakın zamana kadar da bu böyleydi fakat artık maymun gözünü açtı.

Artık eylemlerle çelişik bir durum ortaya konuyorsa, sözler de kar etmiyor. Artık müddeiden iddiasını ispat etmesi isteniyor ve bu noktada iktidar partisi, zayıf bir karne sergiliyor.

Ak Parti, bu günlere maddi anlamdaki suni kalkınmanın getirdiği suni bir gösterge ile geldi. Son gelişmelerle bu sunilik, gün yüzüne çıktı. Herkes şapkasını önüne alıp iyiden iyiye düşünmeye, mevcut durumu ve gidişatı sorgulamaya başladı.

Bu noktada yıllardır Ak Parti’ye destek veren vatandaşlar, Ak Parti’nin çıkış sürecindeki vaatleri ile gelinen noktadaki mevcut durumu kıyaslayınca koca bir çelişki yumağı ile karşı karşıya kalıyor.

Özellikle mütedeyyin camianın desteğini kazanmada önemli bir neden olan Ak Parti’nin ‘dindar nesil yetiştirme’ iddiası, gelinen durum itibarıyla iflas etmiş gibi görünüyor. Dindar neslin esamesi bile okunmazken, yeni nesil Şehid Seyyid Kutup’un ifade ettiği gibi hızla bir ateş çukurunun içerisine doğru ilerliyor.

Hal böyle olunca insanın aklına ‘acaba en başından beri böyle bir amaç yoktu, mütedeyyin kesimlerin desteğini kazanmak için bir söylem miydi?’ sorusu geliyor.

Partisinin isminde yüce bir değer olan ‘adalet’ kavramını kullanan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, bu konudaki karnesi de epey zayıf görünüyor. Hatta Ak Parti, 16 yıllık iktidarında bu konuda sınıfta kaldı.

28 Şubat sürecinde iftiralarla zindana atılıp mağdur edilen ve tarihin en alçak terör örgülerinden biri olan FETÖ’nün kumpasları neticesinde zindanda çürüyen, şehid olan, hastalıklarla boğuşan ve hala tutukluluk hali devam eden nice Müslüman şahsiyet varken, parti tabelasında yazan adalet kavramı, pratiğe yansımıyorsa bu adaletin zerre-i miskal ehemmiyeti yoktur.

Vaziyet bu olunca akıllara, hükümetin eylem ve söylem birliği hanesine koca bir sıfır daha eklemekten başka bir çare gelmiyor.

Büyük Şeytan Amerika, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir İslam ülkesine ve Müslümana dost ve müttefik olmamışken, bilakis İslam coğrafyasını sömürmek için sinsi planlar tezgâhlarken, Cumhurbaşkanımızın etkisi bir hafta sürecek ‘eeyy Amerika!’ söylemi, eylemle pekişmeyince yine haneye kocaman bir sıfır daha olarak yansıyor.

Bu çelişkileri çoğaltmak ne yazık ki mümkün fakat sözün özü şu; artık Ak Parti’nin söylemleri kar etmiyor. Sözde ve eylemde tutarlılık olmayınca vatandaşta da sözler, karşılığını bulmuyor. Artık mütedeyyin kesimler, kandırıldığı düşüncesine kapılıyor ve mevcut durumu ciddi olarak sorgulamaya başlıyor.

Akıbet hayrola…

Hamdullah ER

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir