10 Kasım’da Kasmak veya Mutasyon!

10 Kasım 2017 Cuma, 13:57

Zorluk ve varlık dönemleri kişinin ne olduğunu ya da nereye kadar yükselebileceğini, düşebileceğini gösteren bir aynadır. Keyfiyet durumlarında yalakalık, zaruri durumlarda ise takiyye yapanlar “işini biliyor” ifadesiyle nitelendirildikleri sürece aynalarında pek ehemmiyeti kalmıyor.

10 Kasım furyasıdır aldı başını gidiyor. Bizim mahalleden otobüsler kaldırılıyor, istikamet anıtkabir! “Hayırdır kardeşler?” diyesi geliyor insanın.

10 Kasımda isteyen istediği şekilde davranır, tavır koyar, duruşunu sergiler. İnsanların görüşlerine ve düşüncelerine saygı duymak ahlaktır. Saygısızlık ahlaksızlıktır, insani değildir.

Acayip manzaralar gelişiyor ve mahalleden insanlar artık çok olmaya başladıkları için bizde şok oluyoruz haliyle. Başlangıç noktası ile bitiş noktasını bir birine bağlayan yollara bakıyoruz, böyle bir yol yok! Başladığınız gün ile bu gün içinde bulunduğunuz konum arasında bir uçurum varsa ve istikrar yoksa sizde yoksunuz demektir.

Duruşunuzu belirleyen etkenler nelerdir bunu bir kez daha gözden geçirmelisiniz. İnancınız mı, yoksa piyasa şartları mı? Piyasa adamıysanız yola koyulurken inançtan dem vurmayacaksınız ve “kervan yolda düzülür” plansızlığıyla “yola devam” diyeceksiniz.

Bir sorunumuz var kardeşler, yolumuzun ne olduğu gibi büyük bir soruyu sormadığımız için sorun haline gelmişiz. Soru zamanlarında susup kalırsanız sorunun kendisi olursunuz.

Her şarta ayak uyduracak bir kişiliğe sahipseniz sizin için şartların hiçbir önemi yok demektir. İmanın şartları var bir de hatırlanması gereken imanın bozulması durumu da var, namazda ve oruçta olduğu gibi. Şarta bağlı olan her şey bozulabilir. Şartlar, ortadan kalktığında söz konusu tüm durumlar ve duruşlar da bozulur.

“İman elde ateş gibi” uyarı sözlerini bilenler bilir. Bir de “doğ ey güneş erit taştan adamı ve kuru taşları diken elleri”(Mehmet Akif İnan) işte bu sözler yola koyulurken söylenmiş, ilan edilmiş sözlerdi. O dönemler bizim mahallenin sadece iman dolu yüreklere sahip olup başkada hiçbir şeye sahip olmadıkları dönemlerdi. Şimdi bana her şey o günleri yeniden hatırlatır gibi.

Her şeye sahip olmak hırsıyla çıktığımız bu yol, yol değildir kardeşler. Her şeye sahip olmak için hırs yaparken, hiçbir yere ait olamamak gibi bir halinizi de görün artık!

Fotoğrafı neden paylaştığımı açıklama ihtiyacı hissettim, Fuat Günday başkanı biz AGD İstanbul il başkanlığından biliriz. Branda da onun ismini görünce “dur Fuat abi nereye…” diyesim geldi. Ah be Fuat abi, İstanbul’un Fetih yıl dönümünde halkı İstanbul’a davet ederken, şimdi ise halkı An-kara’ya Anıtkabir’e davet etmek!

Mustafa Bilgiç

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.